Konu Başlıkları
 Ana Sayfa

 KÖYÜMÜZ
 Koyumuz
 Geleneklerimiz
 Muhtarlik
 Yore Dili
 Galeri
 Köy Videoları
 Kaybettiklerimiz

 DERNEĞİMİZ
 Yonetim
 Amaçlarımız
 Uyeler
 Faaliyetler
 YÖREMİZ
 Cankiri
 Yaprakli
 Yoneticilerimiz
 Milletvekilleri

 Genel
 Web Linkleri
 Duyurular
 Z.Defteri
    Ziyaretçi Defteri
1:Bayram ş... (Nurettin KARAKAYA)
2:Kadir ge... (Hüseyin UYSAL)
3:teşekkür... (dursun yampal)
4:MEVLİTE ... (TOLGA YAMPAL)
5:Ahmet ça... (Nurettin karakaya)
6:Geçmiş O... (Ethem Ekerbiçer)
7:11 ayın ... (Nurettin Yampal)
8:RAMAZAN ... (Latif Yampal)
9:kutlama (hüseyin bir)
10:Kutlama (Bayamçaylı)
11:kutlama (Nurettin Yampal)
12:şehitler... (mehmet çalışkan)
13:GENEL KU... (Nurettin KARAKAYA)
14:kutlama (kadir yılmaz)
15:Dernek T... (Nurettin KARAKAYA)

[ Tüm Mesajlar ]
A
A B C Ç D E F G H I İ K L M
N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z  

 

Abalamak Çocuğun emeklemesi.
Abalatmak: Dizler ve eller üzerinde yürütmek. 
Abalı:   Yoksul Fakir.
Abamak: 1.Bir nesneyi başka bir nesnenin üzerine eğimli ve birini öbürünün desteğine bağımlı kılma. Ör.:Kalasları duvara abadılar. 
  Sorumluluğu ve olayın yaptırımını birine yüklemek. Ör.:Kendileri hırsızlık yaptılar, mahallenin garibine abayıverdiler.
Abari: Şaşkınlık ifadesi
Abayı yakmak: Aşık olmak.
Abdesthane: Tuvalet
Abıca / Abuca Babanın erkek kardeşi, amca.
Aboğ Şaşma ve korku ünlemi
Abra: Dara, terazinin darası (Tartarken terazinin abrasını al,haksızlık olmasın)
Acı kireç Sönmemiş Kireç
Adım kesmek: Yürüme yaşı geldiği halde yürüyemeyen çocuğun yürümesini temin etmek üzere çocuğun ayakları arasına bağlanan ipin
  kesilmesi şeklinde cereyan eden bir batıl inanç.
Afat: Afetler, belalar, kıranlar. Şiddetli sel.
Afirmek: Çalmak, alıp gitmek
Afur : Hayvanların, saman, ot, yem ve benzeri yiyeceklerini yemeleri için, beton veya ağaçtan yapılmış oluk şeklinde kap.
Ağanın Abisinin:Kendisinden küçüğe hitap etmek için kullanılır.
Ağdurmak: Bir dengin, hayvan yükünün veya terazi gibi eşitlik gerektiren durumlarda dengenin bozularak daha ağır tarafa meyletmesi
   yada yıkılması.
Ağırlama: Çankırı'da çekilen üç bölümlük halayın ilk, giriş kısmı.
Ağızbağı: İçine tahıl cinsinden şeyler konulan çuvalların ağızını bağlamaya yarayan ve çoğu kere çuvalın ağız kenarına sabitlenmiş
  İolarak bulunan ip ki; daha çok "Ağızbâ" şeklinde kelimenin sonundaki "a" harfi uzatılarak telaffuz edilmektedir.
Ağmak Örümceğin ağ üzerindeki hareketine benzer şekilde ağır ağır yukarı doğru tırmanmak veya aşağı doğru inmek. “Bulut
  gökyüzüne doğru ağdı"
Ağrı: Doğru, dolayı, üzerinden (Ankara'ya Şabanözünden ağrı gidecekler)
Ağsamak/Ağsak Aksamak/aksak kelimelerinin yöresel ağızdaki söylenişi.
Ağu: / Avu Zehir
Ağzı pek: Sır vermeyen
Ağzına keşkek: Şaşkınlık ifadesi
Ahlat: Yaban(evcilleşmemiş)armut ağacı.
Ahraz/Araz Dilsiz, konuşamayan, lal anlamında kullanılır.
Ahret Suali İnce ince sorgulamak.
Ak buğday : Kılçıksız ve oldukça yumuşak bir buğdaytürüdür. 
Akçıl: Beyazımtrak, beyaza çalan.
Akıldane: Yol gösteren, kılavuzluk yapan (Akıl hocası)
Akpak: Ter Temiz
Alaçakır: Yarı olmuş meyve, yeni olgunlaşmaya başlamış armut veya ahlat.
Alakar: Kış mevsimimin ilk günlerinde yağan ve yeryüzünü tamamen kapatmayan ve yer yer toprak görülen hafif kar.
Alamuk: Bulutlu,durgun ve çok sıcak hava.
Alasemet: Alelacele, gelişigüzel.
Alatirik: Elektrik.
Alav (Alev) : Yanan maddeler ya da gazlardan türlü biçimlerde uzanan ışıklı ateş.
Albermek: Alıp gelmek.
Algun: Kapalı su yolu, kanal
Alimallah: Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
Allasen: Allahını seversen
Alma: Elma
Alnının Şakı Alnının ortası
Aluç (Alıç) : Gülgillerden, kırlarda yetişen yabani bir ağaç.
Amanin: Aman Allah'ım karşılığı kullanılan şaşkınlık nidası.
Amarat: Çalışkan,işbilir,hamarat.
Amarkan: Amerika.
Amel: İshal,tırık
Anadut: Eskiden kullanılan Buğday sapı yüklemeğe mahsus üç kollu alet .
Analık: Üvey anne.
Anay anay Seni Gidi seni : sıkılma ifadesi
Anay veran anay Bıktırıcı kötülük, dert
Angır: Bacak
Angırak: Bacağın diz kapağı bölgesi
Aparlo: Hoparlör
Apış kurmak Bağdaş kurmak.
Apışmak: Dik bir sonuçla karşılaşmak
Apteslik El yüz yıkama yeri
Aralamak: Çalmak
Aralık: Sokak veya evin giriş kısmındaki hol.
Arap: Fotoğraf negatifi.
Arappazarı: Toptan,kabala
Âraz: Sağır ve Dilsiz.
Arın: Karşı, yamaç, görünen yüz (Ör. Güneşin arnında oturma, sıcak geçer)
Artımuk: Bir kısmı yenilmiş yemek, bir kısmı yenildikten sonra arta kalan yiyecek.
Arzuman: Heves
Asortik: Sosyetik
Asu: Âsi, isyankar
Aş yirmek Kadınlar yüklülük dolayısıyla bazı yemekleri seçip bazılarından nefret etmek.
Âşa:/Anşa Ayşe
Aşırt: Sütre gerisi, tümsek ya da tepe arkası, bakıldığında görülemeyen ufuk gerisi.
Aşketmek/aşırmak: Tokat vurmak, şamar indirmek, olanca gücüyle vurmak.
Aşlak: Aşılanmış,aşı yapılmış, ahlat ağacının aşılanması suretiyle elde edilen meyve ağacı. 
Atmuk: İnsanlarda ve hayvanlarda erkeklik suyu, meni veya sperm.
Avanah: Kolaylıkla kandırabilen kimse.Avanak
Avla - Avlu: Evin önündeki duvarla kapalı üstü açık bahçe.
Avrat: Eş,zevce,karı , kız
Avsunlamak: Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup, üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek.
Avurtlak: Ağzındaki bir rahatsızlık veya iltihap sebebiyle yanakları şişmiş, avurtları normalden çok daha kabarık hale gelmiş olan.
Avuz: İneğin doğum sonrasında, koyu kıvamdaki ilk sütü
Ayağı ağırlı: Hamile,gebe kadın.
Ayak bağı kesme: Yürüme çağı geldiği halde yürüyemeyen çocukların ayaklarına ip bağlayarak, cami önüne götürülür.
  Camiden ilk çıkan kişi bu ipi keser. Buna denir.
Ayak yolu: Tuvalet
Ayaklı: Merdiven
Ayımantarı: İçi boş,yenilmez bir mantar.
Aynalı: Yünden örülen çoraplarda bir motifin adı. Bu motifle örülen çoraplar da motifin adıyla anılır.
Ayru: Ayrı
Azdurucu: Kötülüğe teşvik eden
Azgun: Azgın
Azumsumak: Azbulmak,yetersiz
Azık Yemek
  İlave etmek istediğiniz kelimeleri lütfen info@cakirlarkoyu.com adresine gönderiniz.

Copyright © 2007 & Webmaster L.Yampal
Site Sahibi : Çakırlar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği